Bir Gün...

Bir Gun 

                       

Yillar gecer de bir gun, hatirlar misin o tatli gunleri.

Derin bir ah ceker misin, hasretle yanarak.

Acaba bir bilsem simdi nerdedir, der misin,

Kalbin carparcasina tipki bir  kusun yuregi gibi.

Sonra gozunu kapayip dolasir misin, hayal dunyasinda.

O guzel gunlere birer birer ugrayarak.

Ah bir yanimda olsan simdi der misin,

 

Gozlerinden yaslar suzulurken yanagina.

O’nun kokusunu hatirlar misin, koklarken cicekleri.

Sararmis resmine bakarken, sarilip oper misin.

Kalbin duracak gibi olur mu birden, onu gordugunu zannederken.

Sonra O olmadigini anlayinca, bir burkuntu kaplar mi yuregini,

O’nun elleri zanneder misin, saclarinda dolasan ruzgarin oksamasini.

irkilerek uyanir misin, O’nunla daldigin tatli ruyalardan.

 

Pencerenden bakarken O’nun hayalini gorur musun, karsi yamaclardan.

Sanki karsina cikacakmis gibi olur mu,

O’nun gectigi yollardan gecerken, birden.

Hala sicakligini hisseder misin yanibasinda.

Sonra sarar mi kollarin boslugu umitsizce.

Yinede sevgi dolu gozlerle O’nu aramisin,

 

Hickiriklar arasinda kaybolurken umidin.

Belki de hic bulamayacagini bilsen de.

Bir cocuk gibi oturup aglar misin

Yede Sevgili...

KİMİ SEVSEM ONUN UZAKTA BİR SEVDİĞİ VARDI UNUTAMADIĞI İLK AŞKI YADA ONU TERKEDİP GİDEN ESKİ SEVGİLİSİ....KİMİ DERİNDEN SEVSEM O BİR BAŞKASINI DERİNDEN HATIRLARDI...ÖYLESİNE ÇOK SEVDİMKİ ONLARI,BAŞKALARINA DUYDUKLARI SEVGİYİ SESSİZCE İÇİM KANAYARAK DİNLEDİM..BENİ YİTİRMEKTEN HİÇ KORKMADILAR ÇÜNKÜ ONALARA GÖRE FAZLA İYİYDİM...BU YÜZDEN İLK ANDA VAZGEÇEBİLİRLERDİ BENDEN..BENİ TERKEDİP GİDENLERDEN TEK BİR İSTEĞİM OLURDU:"NE OLUR BİR DAHA BENİ ARAMAYIN.. ÇÜNKÜ BEN KOLAY UNUTAMIYORUM ÇÜNKÜ BEN SİZE DUYDUĞUM O AKIL DIŞI AŞK YÜZÜNDEN KADER BAHÇEMİ DAĞITIYORUM...ÇOCUKLUĞUMUN O GÜZEL BAHÇESİNİ.."BÖYLE DERDİM ONLARA AMA YİNEDE ARARLARDI BENİ...SOLUKSUZ VE UMUTSUZ KALDIKLARI BİR GECE MUTLAKA AKILLARINA BEN GELİRDİM....O YEDEK SEVGİLİİ........

Sevmek Ne Demek...

O durmadan kaçıyor;
Sen ardından gitmiyorsan;

O günün her saatinde saklanıyor,
Sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;

O sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
Sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;

Boşuna aldatma kendini,
Onu sevmiyorsun demektir.

Elindeki içki kadehinde,
Dudağındaki sigarada ,
Okuduğun kitapta,
Mırıldandığın şarkıda,
Söylediğin şiirde,
Gördüğün rüyada
Ve yaşaman icin
Ciğerlerine doldurduğun havada
O yoksa;
Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Renkler onunla değerlenmiyorsa,
Örneğin; onsuz kırmızı kırmızılığının,
Mavi maviliğinin farkında değilse,
Beyaz yalnız o giydiği zaman
Güzelliğini haykırmıyorsa,
Sabahları onu görünceye kadar
Güneş doğmuyorsa
Ve onsuz gökyüzü geceleri
Aya, yıldızlara hasret değilse
Onu sevmiyorsun demektir.

Sokakta gördüğün her yüzde
Ondan birşeyler aramıyorsan,
Güzel bir manzara,
Hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa,
Uykudan uyandığın zaman
Yaşamakta olduğundan önce
Onu hatırlamıyorsan,
Omuzlarına dökülmüş saçları,
Bir sis perdesinin ardında
Her zaman gülen,
Işık sacan gözleri
Aklına gelmiyorsa,
Durup durup avuçlarının
Sıcaklığını özlemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Dünyada yaşıyan öteki insanların
Senin için hâlâ bir değeri varsa ,
Ona karşı tutumunu
Toplumun köhne ve manasız
Kurallarına göre ayarlıyorsan
Ve açık açık
Sanki var olduğunu haykırırcasına
Sevgini söylemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Yok o senin icin
Herşeyden değerliyse,
Gözünü yumduğun anda
Onu görebiliyorsan,
O bütün şarkılarda,
Bütün şiirlerde,
Bütün resimlerde ise,
Ona muhtaç olduğunu
Söylemekten utanmıyorsan,
Senin içten ve büyük sevgine
Karşılık vermiyeceğinden
Korkmuyorsan,
Bütün bencil duygularından
Sıyrılabilmişsen
Onun için herşeyi,
Ama herşeyi yapacak gücü
Kendinde buluyorsan,
Her hali sana
Ayrı ayrı güzel geliyorsa,
Karşıisında kendini
Bir çocuk gibi hissediyorsan,
İstediği anda onun için
Ölebileceksen,
Onun için yaşıyorsan
Ve yine onun için
Bildiğin bilmediğin
Bütün düşmanlıklara
Karşı koyabileceksen,
O her geçen dakika
Sende biraz daha büyüyorsa
Ve kendi kendine bile
Çok sevdiğini bütün
Samimiyetinle,
İnanmışlığınla
İtiraf edebiliyorsan,
Bir gün o seni hiç,
Ama hic sevmediğini söylese bile ,
Senin sevginde azalma olmayacaksa
Ve ölünceye kadar onu aşkların
En olumsuzu ile sevebileceksen;
İşte o zaman
Onu seviyorsun demektir.

O sana sevmeyi,
Gercek aşkı öğretti.
Sen onu hep sevecek
Ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.

O , hiç sen olmasan bile,
Seni bir parça sevmese bile....

 

Ve Aşk İşte....

Aşk tutkuların kavrulduğu çöl gibi yakar yüreği, denizlerin bilinmez yerlerine gizlenmiş girdaplar gibi çeker insanı içine. Aşkta sormak yoktur, cevap aramak yoktur. Bu yüzden aşk gönüllü bir körlüktür. Aşk yavan bir sevgi değildir, kuru birkaç söz hiç olamaz. Birkaç yapmacık kelimenin arkasına sığınmış ürkek bir gölge durumuna hiç düşmemeli.

Aşk bazıları için tabudur. Konuşulması, düşünülmesi, arzulanması yasak olan. Bazıları için alelade halk pazarında satılan yapma bir çiçeğe benzer. Bu sebeple kimileri aşkı ulaşılmayacak bir kızıl elma olarak yazmışlardır kafalarına.

Kimileri için sıradandır, herkes aşık olabilir. Öyle değildir aslında her seven aşık her sevilen maşuk olamaz.
Aşk bu yüzden yürek ister

Aşk Anadolu'da el tezgahında ilmek ilme dokunan kilim gibidir. Kilimi ortaya çıkarmak için her gün bıkmadan usanmadan ilmek atmak ister. Aşkta yarına bırakmak yoktur. Her rengi, desene göre yerleştirmek ister. Her ilmekte daha fazla özen ister.
Aşk bu yüzden sabır ister

Aşk diken bahçesinde güle olaşmaya benzer. Attığın her adımda önüne dikenler çıkacaktır. Sen çıplak ayaklarınla ona yürümelisin, ayakların gülün rengini alana kadar gerekirse kanamalıdır. Gün gelir dağları kazma ile yarmak gerekir Ferhatça. Gün gelir Mecnun olmak gerekir çölü aşmak için. Bazen yanmak gerekir Kerem gibi.
Aşk bu yüzden zahmet ister

Aşkın cilvesi vardır, nazı vardır vahaya benzer çölde, yakalamak istediğinde, dokunmak, sıcaklığına sokulmak istediğinde kaçar senden. Bir çoban yıldızı gibidir geç vakitlerde çıkar. Sen her gece yıldızların arasından onun çıkmasını beklerken
onun acelesi yoktur. Sabah kızıllığından önce endamı çıkar. Bir daldı mı gözlerin kaçıverir habersizce güneşlerin ardına. Seni her doğan güneşte geceye hasret bırakır. Gündüzler gece olur, sıkar bedenini aşkın ızdırabı.
Aşk bu yüzden acı ister.

Biz aşkı dar zamanların içine sığdırmaya çalışırız. Aşk geniş zamanların emeğidir. O her anı kuşatmadıkça yürekte maya tutmaz.
Aşk bu yüzden zaman ister

Aşk suya benzer akmadı mı paslanır sürekli yol ister, yenilik ister, değişiklik arzular. Durağanlık onun intihar etmesidir. Farkına varmadan önce kırılır sonra yıkılır. Bu dağı gibi eriyip gider.
Aşk bu yüzden hareket ister

Aşık olmak yetmez. Aşkı yaşatmaktır esas olan. Aşkın ömrünü uzatmak gerekir. Aşkın varlığının devamı sevgi ve saygıdır bir bakıma. Ancak bunlar bir yerde tökezleyecektir. Aşk yara aldığında, düştüğünde boynu bükük kucağına, ellerin sonsuzluğun sahibini aradığında umut tükenmiş değildir. Her şeyin ve herkesin devreden çıktığı, köprülerin yıkıldığı, nefret ırmaklarının taştığı, "ben"lerin kılıçlarını çektiği yerde bitmemeli aşk.
Aşk bu yüzden her zaman Merhamet ister...


Get Your Own Chat Box! Go Large!